ABD’nin inatla Ukrayna’ya “zehirli bomba” sağlamasının arkasında yatan kötü niyetler

ABD Savunma Bakanlığı tarafından 6 Eylül’de yapılan açıklamada, Ukrayna’ya 175 milyon ABD Doları tutarında ek askeri yardım sağlayacakları ve bu yardımın zayıflatılmış uranyum bombası içerdiği belirtildi.

ABD’nin inatla Ukrayna’ya “zehirli bomba” sağlamasının arkasında yatan kötü niyetler
Yayınlama: 11.09.2023
2
A+
A-

ABD Savunma Bakanlığı tarafından 6 Eylül’de yapılan açıklamada, Ukrayna’ya 175 milyon ABD Doları tutarında ek askeri yardım sağlayacakları ve bu yardımın zayıflatılmış uranyum bombası içerdiği belirtildi. Nitekim Rusya-Ukrayna çatışmasının başlamasından bu yana, ABD Ukrayna’ya 43 milyar dolar tutarında askeri yardım sağladı. Sürekli olarak sağlanan askeri yardımlar, Rusya-Ukrayna çatışmasının daha da kötüleşmesine yol açarken, ABD tarzı hegemonyacılığın iki yüzlülüğünü de gösterdi.

ABD’nin Ukrayna’ya zayıflatılmış uranyum bombasını sağlaması,  bölge halklarının sağlığına ve çevreye ciddi zarar verecek. Bilindiği üzere radyoaktif özelliği bulunan zayıflatılmış uranyum, insan bedeninde cilt tahrişi, böbrek yetmezliği ve doğum kusurları gibi semptomlara neden olabiliyor ve kanser riskini artırıyor. ABD, iki Körfez savaşında ve NATO’nun Yugoslavya’yı bombalamasında çok sayıda zayıflatılmış uranyum bombası kullandı ve yerel halka büyük acılar getirdi. Hatta savaşa katılan bazı ABD’li askerler de bundan olumsuz etkilendi. Rusya Savunma Bakanlığı Nükleer ve Biyokimyasal Koruma Gücü Başkanı Igor Kirillov kısa süre önce yaptığı açıklamada, zayıflatılmış uranyum bombalarının Ukrayna’daki tarım sektörüne vereceği olumsuz etkilerin on yıllarca, hatta yüzlerce yıl sürebileceğini savundu. Öte yandan, ABD’nin Ukrayna’ya zayıflatılmış uranyum bombası sağlaması, Rusya’nın gerekli karşılığı vermesine neden olabilir, dolayısıyla Ukrayna krizinin daha da kötüleşmesine yol açabilir.  

Zayıflatılmış uranyum bombasını icat eden ABD, bu tür “zehirli bombaların” zararını son derece iyi biliyor, ancak yine de bu bombaları Ukrayna’ya sağlamada ısrar ediyor, dolayısıyla yangına körükle gidiyor. ABD, Rusya-Ukrayna çatışmasını, küresel hegemonyasını sürdürebilmek için en iyi fırsat olarak görüyor. ABD, bir yandan Rusya’yı zayıflatmaya çalışırken, diğer yandan kendisinin Avrupa üzerindeki kontrolünü güçlendirmeyi hedefliyor. ABD Senatörü Willard Mitt Romney basına verdiği demeçte, “Parayı veren taraf ABD, ancak gerçek anlamda savaş alanına giren taraf Ukrayna’dır. ABD ulusal savunma bütçesinin yalnızca yüzde 5’ini harcayarak Rusya'yı zayıflatma amacına ulaşabilecek. Bu, ABD tarihindeki en iyi savunma yatırımıdır.” diye konuştu. 

ABD’nin Ukrayna’ya zayıflatılmış uranyum bombası sağlaması, ABD’li silah üreticilerinin ekonomik olarak daha fazla kar elde etmesini sağlayacak. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, 2022 mali yılında ABD’nin dış silah satışlarının toplam tutarı, bir önceki yıla göre yüzde 49,1 artışla 51 milyar 900 milyon doları buldu. Bunun büyük bir kısmı Rusya-Ukrayna çatışmasıyla ile ilgili. Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışma kötüleştiğinde, Avrupa ülkelerinin ABD'ye olan güvenlik bağımlılığı artıyor ve bu ülkelerin askeri harcamaları artmaya devam ediyor, bu da Amerikan silah tüccarlarına büyük fayda sağlıyor. 

ABD’nin Ukrayna'ya zayıflatılmış uranyum bombası sağlamasının bir diğer önemli amacı, kullanım süreleri bitmeye yaklaşan veya geçmiş olan mühimmatlarına yönelik yüklü bakım parasını ödemekten kaçınmaktır. Bu, ABD ordusu için “stokları temizlemek” anlamına geliyor. Oysa, ABD kendi yuvasında güvenlikten doyasıya faydalanırken, Ukrayna halkını tehlikeli bir uçuruma itiyor, bu da ABD tarzı hegemonyacılığın bencil ve ikiyüzlü olduğunu bir kez daha kanıtladı.

Rusya-Ukrayna çatışmasının devam etmesinden Rusya, Ukrayna ve Avrupa ülkeleri sürekli olarak zarar gördü. Ancak bu çatışmanın asıl kışkırtıcısı ABD çatışmadan çok fazla siyasi ve ekonomik kazanım elde etti. Başta Çin, Brezilya ve Endonezya olmak üzere bazı ülkelerin harcadığı yoğun çabalar sayesinde, Rusya-Ukrayna çatışması henüz nükleer bombanın kullanıldığı bir savaşa dönüşmedi. Ülkelerin birbirlerine ihtiyaç duyduğu günümüzde, insanlığın kader ortaklığının önemi daha da artıyor. Bu da ABD tarzı hegemonyacılığın eninde sonunda başarısızlığa uğrayacağını gösteriyor. 

Kaynak: Çin Uluslararası Radyosu


EKONOMİ GÜNDEMİ

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.