Dervişoğlu: “Kazanılmayan seçim kaybedilen seçimdir”

İYİ Parti Grup Başkanvelili Müsavat Dervişoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlediği basın toplantısında konuştu.

Dervişoğlu: “Kazanılmayan seçim kaybedilen seçimdir”
Yayınlama: 07.09.2023
3
A+
A-

İYİ Parti Grup Başkanvelili Müsavat Dervişoğlu, seçim sonuçlarına ilişkin “Genel Başkanımız kötü gidişatı engelleyemediği ve milletimizin beklentisini karşılayamadığı için Afyon'da yaptığı konuşmada özür diledi. Ama anlaşılıyor ki, CHP; kaybedilen bu seçimde alınan yüzde 48 oyun başarı olduğunu tanımlamaya gayret sarf ediyor. Bize göre kazanılmayan seçim kaybedilen seçimdir.” dedi.

İstanbul ve Kırklareli başta olmak üzere yurdun çeşitli yörelerinde yaşanan sel felaketi nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlara Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyen Dervişoğlu, zararların telafisi için yetkilileri göreve davet etti.

A Milli Kadın Voleybol Takımı'ın CEV Avrupa Şampiyonası'ndaki başarısına değinen Dervişoğlu, “Sıkıntılı günler geçiren milletimizin yüzü, Filenin Sultanlarının yaşattığı zafer ile bir nebze güldü. Yıllardır uygulanan ayrıştırma politikalarının yansıması olarak, üzülerek söylüyorum ki; pırıl pırıl gençlerimizin elde etmiş olduğu bu büyük başarıya dahi gölge düşürmek isteyenler oldu.” dedi.

“Veliler masrafları kara kara düşünüyor”

Tüm Türkiye’de ilk ve ortaöğretim eğitim kurumlarında 11 Eylül Pazartesi günü itibariyle ders başı yapılacağını hatırlatan Dervişoğlu, “Öğrencilerin okul kıyafetleri, kırtasiye malzemeleri, yardımcı kaynaklar, servis ücreti, kayıt parası gibi masrafları, velileri kara kara düşündürmektedir.” şeklinde konuştu.

Öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması için okul alışverişlerinin başlandığını kaydeden Dervişoğlu, “Ancak fiyat artışları velileri zor durumda bırakmaktadır. Öyle ki öğrencilerin eğitim masrafları ilk ve orta öğretimde geçen yıla göre yaklaşık 3 katına çıkmıştır.” ifadesini kullandı.

“Öğrenciler masraflardan dolayı örgün eğitimden ayrılıyor”

Giderlerdeki artışa dikkat çeken Dervişoğlu, “İlköğretimde okula başlayanların mecburi harcamaları toplamı 10 bin lirayı aşmaktadır. Veliler ilköğretimde öğrenim gören öğrencilerin giderlerini karşılayamaz hale gelmiştir. Ortaöğretimde ise giderlerin bu denli artması açık öğretim liselerine olan talebi arttırmıştır.” diye ekledi.

Okul masrafları velileri tarafından karşılanamayan gençlerin, ailelerine yük olmamak adına örgün öğretimden ayrılmayı tercih ettiğine işaret eden Dervişoğlu, “Bunun yanı sıra yükseköğretimdeki öğrenciler ise en dezavantajlı kesim haline gelmiştir. Türkiye’deki öğrenim bursları ve kredileri yetersiz kalmakta, öğrenciler beslenme ve barınma ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır” dedi.

Öğrencilerin barınma sorunu: “Kalacak yer bulamıyorlar”

KYK yurtlarının sayılarının yetersiz olduğunu, ailelerinden farklı şehirlerde eğitim gören üniversite öğrencilerinin mağduriyet yaşadığını belirten Dervişoğlu, “Yüksek konut kiraları sebebiyle öğrenciler kalacak yer bulamamakta, bir bölümü farklı şehirde kazandığı bölümlere kayıtlarını yaptırmaktan imtina etmektedirler.” ifadesini kullandı. 

Vakıf üniversitelerindeki eğitim ücretlerinin fahiş oranda arttığına dikkat çeken Dervişoğlu, “Öyle ki vakıf üniversitelerinin bir yıllık ücretleri 200 bin liradan başlayıp 600 bin liraya kadar çıkmaktadır. Bu üniversitelerde eğitim gören öğrenciler, öğrenim ücretlerini karşılayamaz hale gelmiştir.” değerlendirmesini yaptı.

Sosyal devlet ilkesi ve Anayasa hükümlerince devletin, öğrencileri desteklemesi gerektiğinin altını çizen Dervişoğlu, buna rağmen iktidarın öğrencileri okula gidemez, barınamaz ve beslenemez hale getirdiğini savundu. 

“Türkiye demografik bir istila altında”

Sığınmacı sorununa değinen Dervişoğlu, “Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti, izlediği bilinçli göç politikasıyla, Türkiye’nin maruz kaldığı demografik istilaya müsaade etmekle kalmamış, adeta bu istilayı teşvik etmiştir.” dedi.

Bunun tesadüf olmadığına vurgu yapan Dervişoğlu, bilinçli politikalar neticesinde Türkiye'nin, dünyada en fazla sığınmacı barındıran ülke olduğunu söyledi.

“Türk vatanı demografik bir istila altında, Türk milli kimliği büyük bir tehditle karşı karşıyadır.” diyen Dervişoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Türk milli kimliğine yönelik bu kuşatmaya asla müsaade etmeyeceğiz. Rahmetli Dündar Taşer’in dediği gibi 'Biz çadırımızı sırtlanların yolu üzerine kurduk.' Ebediyete kadar bu topraklarda yaşamak istiyorsak, gözümüzü dört açmak zorundayız.” şeklinde konuştu.

Dervişoğlu şöyle devam etti:   

Hükümeti uyarıyorum! Yaptığınız her işte aklınız başınıza sonradan geliyor. Bu işin sonrası yok, pişmanlığı da yok! Eğer sığınmacı ve kaçaklar meselesinde derhâl vaziyet almazsanız, bu millet size çok büyük pişmanlık yaşatır. Gözünüzü perdeleyen, aklınızı bulandıran hezeyanlardan derhal vazgeçin! Bu toprakların mayasıyla oynamayın! 1000 yıldır Anadolu topraklarında güneşi serhat boylarından karşılayan Türk milletidir. Ve Türk milleti, sizin numaralı cumhuriyet heveslerinizden fersah fersah büyüktür.

“Bizi bekleyen daha büyük bir tehlike var”

Türkiye'deki sığınmacı ve kaçak sayısının, Birleşmiş Milletler’in tanıdığı 193 ülkenin 98’inin nüfusundan daha fazla olduğuna dikkat çeken Dervişoğlu, “Tabii bir de dünyanın her yerinden ülkemize akın eden, hükümetin elek haline getirdiği sınırlarımızdan elini kolunu sallayarak geçen kaçaklar var! Ancak bizi bekleyen daha büyük bir tehlikeye işaret etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.

Birleşmiş Milletler raporlarına göre; önümüzdeki 25 yılda tam 218 milyon iklim ve siyasi kriz göçmeninden, 110 milyon kişinin rotasının Türkiye olacağını kaydeden Dervişoğlu, “Türkiye nüfusunun yaklaşık 1.5 katı büyüklüğündeki kitle, sınırlarımıza dayanacak. Hükümet- yıllar boyunca geçici siyasi çıkarlar uğruna basitleştirdiği ve hatta müphem hale getirdiği beka sorununun aslını görmek istiyorsa, işte bu işaret ettiğimiz noktaya bakmalıdır. Ancak şunu çok iyi biliyoruz ki; Sayın Erdoğan ve hükümeti, sebebi olduğu demografik risk ve tehditleri bertaraf etme iradesinden tamamıyla yoksundur.” dedi.

Dervişoğlu şunları söyledi:

Bir takım göstermelik önlemler ve sözde gönüllü geri dönüş propagandasıyla hükümet, pirincin içindeki taşı beyaza boyamaya, bunu da Türk milletine yedirmeye çalışıyor. Şunu açıkça ifade etmek gerekir, neredeyse tüm siyasi partiler sığınmacı sorununa yönelik temenniler ortaya koymuştur, ancak gerçekten bir planı ve doktrini olan tek siyasi parti İYİ Parti'dir. İYİ Parti olarak Türk milletine açık ve net bir taahhüt veriyoruz; Milli Göç Doktrinimiz çerçevesinde; tüm sığınmacıları vatanlarına göndereceğiz! Tüm kaçakları sınır dışı edeceğiz! Dağıtılan tüm vatandaşlıkları iptal edeceğiz! Sizin verdiğiniz tüm tavizleri, bir bir geri alacağız ve Türk milletinin kavgalara, iç karışıklıklara ve huzursuzluğa sürüklenmesine her şart ve koşulda engel olacağız! Hükümet ile bizim aramızda fark ise şu olacak; Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Avrupa sınırlarını korurken gösterdiği hassasiyeti, bizler Türk sınırlarını korurken göstereceğiz! Çünkü onların ayakları yabancı topraklara; bizim ayaklarımız ise Anadolu’ya, Türk topraklarına basıyor.

Orta Vadeli Program

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından kamuoyu ile paylaşılan Orta Vadeli Programa değinen Dervişoğlu, “Görünen o ki; AK Parti iktidarı iki yıl boyunca inat ettiği “Türkiye ekonomi modelinin” vatandaşlarımıza ne kadar büyük bir yük yüklediğinin farkına varmış. Öyle ki programın tanıtımı sırasında birkaç defa toplumsal refahı arttırmak için çaba gösterileceği vurgulanmıştır” dedi.

“Bu acı gerçeğin fark edilmesi memnuniyet verici olsa da programın içeriği toplumsal refah için vatandaşlarımızın uzun bir süre sabretmesinin gerektiğini ifade etmektedir.” diyen Dervişoğlu, “2024 yılı için vergi gelirlerinde beklenen artış bize gösteriyor ki, son 2 ayda yaşanan vergi artışlarının devam edecektir. Hükümet, iki yıldır direttiği ve Türk ekonomisini uçuruma sürükleyen yanlış politikalarının yükünü yine gariban vatandaşımıza yükleyecektir.” ifadesini kullandı.

 


EKONOMİ GÜNDEMİ

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.