Yerli ve milli 6G şebeke çözümleri ilk kez sahada denendi
Türkiye’de 5G’nin devreye alınmasıyla birlikte, gelecek nesil bağlantı teknolojilerine ilişkin çalışmalar da aralıksız sürüyor. TÜBİTAK ile Turkcell, 6G’ye hazırlık kapsamında stratejik bir iş birliğine imza attı. Her iki kurum, yerli ve milli imkânlarla 6G’nin temel yapı taşlarından olan yeni nesil şebeke çözümlerinin ilk prototiplerini geliştirdi. Söz konusu çözümler, ilk kez ticari nitelikli test altyapısında sahada denendi.
Türkiye’de 5G’nin devreye alınmasıyla birlikte, gelecek nesil bağlantı teknolojilerine ilişkin çalışmalar da aralıksız sürüyor. TÜBİTAK ile Turkcell, 6G’ye hazırlık kapsamında stratejik bir iş birliğine imza attı. Her iki kurum, yerli ve milli imkânlarla 6G’nin temel yapı taşlarından olan yeni nesil şebeke çözümlerinin ilk prototiplerini geliştirdi. Söz konusu çözümler, ilk kez ticari nitelikli test altyapısında sahada denendi.
Türkiye’yi 1 Nisan itibarıyla Turkcell gücünde 5G ile buluşturan Turkcell ile ülkemizde bilim ve teknoloji alanındaki çalışmalara yön veren TÜBİTAK, geleceğin bağlantı teknolojileri için güçlerini birleştirdi. 6G haberleşme teknolojilerinin temel yapı taşlarından biri olan akıllı yüzey teknolojilerine dayanan yenilikçi şebeke ekipmanları, TÜBİTAK ve Turkcell iş birliğiyle, yerli ve milli kaynaklar kullanılarak prototip düzeyinde geliştirildi.
Ülkemizde 6G çalışmalarının merkez üssü konumundaki Turkcell 6GEN.LAB yürütücülüğünde, TÜBİTAK MAM MİLTAL ve TÜBİTAK BİLGEM HİSAR Lab. ekiplerinin ortak çalışmalarıyla, statik ve uyarlanabilir akıllı yüzey tasarımlarına yönelik ilk ticari testler tamamlandı. Testlerde, geliştirilen tasarımların sinyal performansını önemli ölçüde artırdığı görüldü.
6G öncesi Türkiye’nin rekabetçi konumunu güçlendirecek adım
Yeni nesil kablosuz şebekelerde kapsama ve sinyal yönlendirme kabiliyetlerini geliştirmeyi hedefleyen bu iş birliği kapsamında geliştirilen akıllı yüzey teknolojileri ilk kez ticari nitelikli altyapılara uygulandı. Bu sayede, özellikle kapsamanın sınırlı olduğu alanlarda daha güçlü ve sorunsuz bağlantı sağlanması hedefleniyor. Bu adım, 6G’nin standartlaşma süreci öncesinde Türkiye’nin rekabetçi konumunu daha da güçlendirecek.
Günümüzde mobil veri kullanımının hızla artması, 5G ve ötesi teknolojilerle birlikte yüksek frekans bantlarının daha yaygın kullanılmasını gerektiriyor. Bu durum, özellikle yoğun nüfusa sahip şehir merkezlerinde ve kapalı alanlarda bağlantı kalitesinin sürekliliğini zorlaştırıyor. Geliştirilen akıllı yüzey prototip çözümleri, kablosuz ağların elektromanyetik yayılımını kontrol ederek özellikle kapsamanın sınırlı olduğu veya sağlanamadığı alanlarda sinyal kalitesini ve erişimi artırıyor.
Ar-Ge çalışmaları ilk kez ticari test altyapısında sahaya taşındı
Yürütülen ortak Ar-Ge faaliyetleri kısa sürede ilk somut çıktılarını verdi. Çalışmalar laboratuvar ortamından çıkarak ilk kez ticari test altyapısında sahaya taşındı. Turkcell Kartal Plaza’daki ve TÜBİTAK Gebze Kampüsü’ndeki test altyapılarında gerçekleştirilen ölçümlerde, TÜBİTAK ekiplerince geliştirilen farklı akıllı yüzey teknolojilerine ait prototipler test edildi. 5G’nin en kritik ve yaygın olan 3.7 GHz ve 26 GHz (mmWave) frekanslarında gerçekleştirilen testlerde, sinyal kapsamasının artırılması amaçlandı. Bu frekanslar, yüksek bant genişliği sunmaları, yüksek veri hızlarını ve düşük gecikmeyi desteklemeleri ve kapasite artışı sağlamaları nedeniyle büyük önem taşıyor. Bu kapsamda, söz konusu çözümler Türkiye’de ilk kez ticari nitelikli test ortamlarında incelendi. Sonuçlar, geliştirilen teknolojilerin yalnızca teorik değil, gerçek saha koşullarında da uygulanabildiğini gösterdi.
“Gelecek nesil haberleşme ağlarına öncülük edecek teknolojiler”
TÜBİTAK’ın 6G teknolojileri konusunda yürüttüğü çalışmalar ve elde edilen sonuçlara değinen TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, şöyle konuştu: “TÜBİTAK olarak, Türkiye’nin 6G teknolojilerinde yetkinlik kazanması ve küresel teknoloji ekosisteminde güçlü bir konuma ulaşması amacıyla, araştırma merkezlerimiz ve sanayi paydaşlarımızla iş birlikleri içerisinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Turkcell ile TÜBİTAK BİLGEM HİSAR ve TÜBİTAK MAM Fonksiyonel Malzemeler Laboratuvarı ekiplerimizin iş birliğiyle, yüksek frekanslı haberleşme teknolojilerine yönelik Türkiye’nin ilk yerli SRS, STS ve RIS tasarımlarını geliştirmiş olmaktan memnuniyet duyuyoruz. N78 frekans bandında geliştirilen ilk yerli RIS prototipi, ülkemizin 6G vizyonu doğrultusunda önemli bir Ar-Ge kazanımı niteliğinde. Bu çalışmalar yalnızca yerli teknoloji geliştirme açısından değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası standardizasyon süreçlerinde rekabetçi bir konuma ulaşması açısından da değer taşıyor. TÜBİTAK olarak, araştırma merkezlerimizde geliştirdiğimiz bilgi birikimini sanayiye aktararak gerçek kullanım ortamlarında doğrulanabilen ve ürünleşme potansiyeli taşıyan teknolojilere dönüştürmeye devam edeceğiz. Önümüzdeki dönemde, farklı kullanım senaryolarına yönelik yeni nesil meta-yüzey ve RIS çözümlerinin geliştirilmesine ve bu teknolojilerin ürünleşme süreçlerine katkı sunmaya odaklanacağız.”
“Turkcell olarak, 6G’ye yönelik yerli inovasyonlarda öncü konumdayız”
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Vehbi Çağrı Güngör, şunları söyledi: “Türkiye’nin lider mobil operatörü olarak, bir yandan 5G konusundaki yatırımlarımızı aralıksız sürdürüyor, bir yandan da 6G ile hayatımıza girecek geniş bant ve düşük gecikmeli haberleşme servislerini en verimli şekilde sunmayı hedefliyoruz. 6G’ye yönelik yerli inovasyonlarda öncü konumdayız. Özellikle cihaz yoğunluğu yüksek şehir merkezleri, finans ve ticaret merkezleri, büyük etkinlik alanları gibi bölgelerde kapsama ve verimliliği artıracak yeni nesil teknolojilere yatırım yapıyoruz. Bu doğrultuda, TÜBİTAK ekipleri ile yürüttüğümüz iş birliğiyle Türkiye’de ilk kez yerli prototiplerin geliştirilmesine katkı sağlamış olmaktan gurur duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de ülkemizin teknoloji ekosistemini ve inovasyonları desteklemeye devam edeceğiz.”
Editöre Not:
Söz konusu iş birliği kapsamında, literatürde “meta-yüzey” olarak da adlandırılan 3 farklı akıllı yüzey prototipi geliştirilmiştir:
1. Statik Yansıtıcı Yüzey (SRS): Herhangi bir enerji tüketim ihtiyacı olmadan, üzerine belirli bir yönden gelen hücresel sinyali, belirli başka bir yöne odaklama kabiliyeti olan dikdörtgen metalik yüzeylerdir.
2. Statik Geçirgen Yüzey (STS): Dış ortamdan iç ortama ulaşan hücresel sinyal gücünde plaza camları nedeniyle oluşan kayıpların asgari düzeye indirilmesini amaçlayan yüzeylerdir. Temel amaçları, ışık filtreleme etkisini korurken hücresel sinyaldeki kaybı mümkün olduğunca azaltmaktır.
3. Uyarlanabilir Akıllı Yüzey (RIS): Hücresel sinyal kapsama zafiyetlerinin belirleneceği bölgelerde dinamik sinyal odaklama kabiliyeti olan düşük güç tüketimli şebeke-kontrollü yüzeylerdir.
Turkcell Kartal Plaza ve TÜBİTAK Gebze Kampüsü’ndeki ticari nitelikli test altyapılarında tanımlanan 3 farklı tasarım kullanılarak gerçekleştirilen test faaliyetlerinde 5G sinyal kalitesinde asgari 10 dB’lik iyileşmeler gözlemlenmiştir.
EKONOMİ GAZETESİ
