Bugun...
SON DAKİKA

KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI (KPSS

 Tarih: 06-08-2022 22:09:00
ZAFER ÖZCİVAN

Kamu personeli seçme sınavı, adı üstünde kamuya alınacak personeli belirlemek için ölçme, seçme ve yerleştirme merkezi (ÖSYM) tarafından yapılan bir sınavdır. Bu sınavın amacı kamuya en yetenekli başvuruların değerlendirilerek işe alınmasıdır. Herhangi bir kamu kurumunda çalışabilmek için bu sınavda yeterli not alabilmenin yanında mülakat sınavının da başarı ile geçilmiş olması gerekir.

1999 yılında başlayan sınav ,1999 ve 2000 yıllarında Devlet Memurluğu sınavı (DMS) olarak adlandırılmıştı. Daha sonra 2001 yılında Kurumlar için merkez eleme sınavı (KMS) olarak adı değiştirildi. Günümüzde ise kamu personeli seçme sınavı (KPSS) olarak organize edilmektedir. KPSS sınavları iki yılda bir bazen de yılda bir yapılmaktadır.

KPSS sınavı A ve B grubu olarak iki şekilde yapılmaktadır. A grubunda bakan yardımcılığı, müsteşarlık gibi görevler alacaklar grubunda ise diğer devlet kurumlarına alınacak kişiler başvurmaktadır. Adayların hafta sonları yapılan 120 sorudan oluşan genel yetenek ve genel kültür sınavlarına katılmaları zorunludur. Diğer sınavları ise adayların alanlarına göre seçilecektir.

Yukarıda kısaca bahsetmeye çalıştığım KPSS sınavı yeni mezun gençlerimiz için hayati önem taşımaktadır. Mesleğe yeni başlayacak olan ve gece gündüz demeden var gücüyle çalışarak bu sınava hazırlanan hatta ve hatta köyünden kalkıp hayvanını satarak KPSS kursuna giden kardeşlerimiz mevcuttur. Onların yegâne amacı sınavı kazanarak bir devlet kurumunda görev alabilmektir. Üniversite mezunu işsiz sayısının oldukça fazla olduğu ülkemizde sınavı kazanmak istikbali kazanmak şeklinde değerlendirilmektedir. Yıllarını vererek tahsil hayatını bin bir zorlukla, borçla, didinerek tamamlayan ve tüm hayali işe girebilmek olan gençlerimizin tek umudu bu sınavdır.

Kamuoyunda yazılı ve görsel basından izlediklerimiz kadarıyla yazılı sınavda başarılı gençlerin sözlü sınavdan geçemedikleri veya daha açık bir ifade ile siyasi tanıdıkları olanların işe alındığı yazılıp çiziliyor. Bu konu her iktidar için geçerlidir. Öncelikle ülke olarak kalkınmamız için çalışkan, gayretli, azimli kişilere ihtiyacımız olduğu tartışılamaz bir gerçektir. Dolayısıyla liyakatsiz kişilerin yerine en uygun vatandaşın getirilmesi gerekir. Adama iş değil, ise adam ilkesi benimsenmelidir.

Bundan birkaç yıl önce sınav sorularının çalındığını ve birçok kişinin hakkı olmadığı halde çeşitli kurumlara yerleştiğini öğrenmiştik. Maalesef binlerce gencimiz bu yüzden mağdur duruma düşmüştü.

Birkaç gün önce yapılan KPSS sınavında ise soruların 20 tanesinin bir yayınevinin kitapçığındaki sorularla aynı olduğu görüldü. Öyle ki soru tipi aynı olabilir ama burada soru harfiyen aynı sorulmuş. Tabii ki yapılan büyük haksızlıktır ve sorumluların cezalandırılması gerekir. Doğal olarak bu olaydan Milli eğitim bakanlığı ve ÖSYM kurumu sorumluluk taşımaktadır. Zira Sn. Cumhurbaşkanımız olay üzerine hemen gece yarısı kararnamesiyle ÖSYM başkanını görevden almakla kalmamış, bu olayın aydınlanması için devlet denetleme kuruluna görev vermiştir.

Sınav sorularının çalınarak kendi çıkarları için kullanmak binlerce gencimizin istikbali ile oynamak anlamındadır. Yani kul hakkı yemektir. Dolayısıyla Sn. Cumhurbaşkanımız devlet denetleme kurumunu görevlendirerek yapılması gerekeni yapmıştır. Önümüzdeki günlerde gelecek rapora göre suçlular açığa çıkacak ve gerekli hukuki işlemler başlatılacaktır. Umarız bu tür olaylar tekrar etmez. BDDK’dan gelecek rapora göre sınavların iptali ve yenilenmesi söz konusu olabilir. Ancak iptal edilse bir türlü iptal edilmese bir türlü problemdir. Sınavı hakkıyla kazanan adaylar isyan edebilir ama kazanamayan adaylar için ise yeni bir şans doğmuş olacaktır.

Bu yazıyı yazdığım sırada Kamu personeli seçme sınavının iptal edildiği haberi geldi. Şimdi ne olacak? Başarılı olan gençlerin hakkı nasıl ödenecek? Şınava katılmak için; dershaneye giden, başka vilayetlere giderek ev kiralayan, sınava hazırlık için çeşitli kitaplar alan kişiler ne yapacaklar. Tekrar edilecek sınav

için para alınmayacağı ilan edildi ama yeterli değildir. Muhalefet sözcülerinden devletin tazminat ödemesi şeklinde tavsiyeleri dinliyoruz. Maddi zararlar bir tarafa sınava gireceklerin yaşayacağı bir kez daha sınav stresinin ölçüm birimi yoktur ve en zor olanı o stresi tekrar yaşamaktır. Adaylar arasında evlenmek için düğün hazırlıkları yapan, askerlikle ilişkisi olanlar da olduğu kesindir.

Öte yandan tekrar yapılacak sınavın sağlıklı olup olmayacağı konusunda da güven oluşacak mı veya oluşmayacak mı? Bütün bu soruların cevabını veremiyoruz.

Sonuç olarak bir milyon altı yüz kişinin katıldığı sınavda maalesef istenmeyen olaylar cereyan etti ve gençlerimizin istikbali ile oynandı.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI YUKARI
Telefon
WhatsApp