Bugun...
SON DAKİKA

ASGARİ ÜCRET AÇLIK SINIRININ ALTINDA KALDI

 Tarih: 05-08-2022 22:17:00
ZAFER ÖZCİVAN

Enflasyon, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yükselmeye devam ediyor. Eneğin ABD de son 41 yılın en yüksek enflasyonu yaşanıyor ve enflasyonu önlemek amacıyla Amerikan merkez bankası (FED) faizleri 75 baz puan arttırma yoluna gitti. Tüm dünyayı baz alırsak 51 ülkede faiz arttırımı gerçekleşti. Ülkemizde ise üretime dayalı büyüme hedefi baz alınarak düşük faiz uygulaması devam ediyor ve Sn. Cumhurbaşkanımız ekonomi modelinden taviz verilmeyeceğini ifade ediyor. Ülkenin büyümesi ancak ve ancak üretim ile mümkündür. Bu bağlamda baktığımızda uygulamaya konulan ekonomik model doğrudur. Çünkü üretim seferberliği ile ihracat artacak ve döviz girdilerimiz çoğalacağından kurlar kontrol altına alınabilecek ve enflasyonla mücadele kolaylaşacaktır.

Ülkemizde asgari ücret artık normal ücret durumuna gelmiş durumdadır. Çünkü yükselen maliyetler sanayicileri üretim yapmakta, işletme sermayeleri açısından zor duruma düşürmekte olduğundan asgari ücretin daha fazla yükselmesi de problem halini alabilir. İleride işsizlik daha da artabilir.

Temmuz başında bildiğiniz gibi asgari ücrete ek zam yapılarak net 5500 TL ye yükseltilmişti. Ancak geçtiğimiz yılbaşında olduğu gibi o kadar hızlı olmasa da yapılan ek zam gelen zamlar nedeniyle erimeye doğru gidiyor. Asgari ücrete yapılan zam yeterli olmadı. Çünkü halkın alım gücü her geçen gün azalmakta, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı peşimizi bırakmamaktadır.

Türk iş in yaptığı araştırmaya göre temmuz ayı açlık sınırı 6840 TL olarak açıklandı. Başka bir ifade ile asgari ücretin 1340 TL üzerine çıktı. Açlık sınırı,4 kişilik bir ailenin sadece gıda harcamalarının toplamıdır. Yani alması gereken besin değerleri hesaplanarak bulunan değerdir. Bu durumda asgari ücrete yapılan ek zam çözüm olmadı ve önümüzde de yeni zam yapılması için beş ay gibi uzun bir süre daha var ve önümüzdeki süreçte de yüksek enflasyonla mücadelemiz devam edeceği gerçeği de eklenince ücretli ve dar gelirlileri zor günler beklemektedir. Ülkemizde yaklaşık 17 milyon kişi açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir.

Yoksulluk sınırı ise gene Türk işin yaptığı araştırmalara göre temmuz ayı için 22,280 TL olarak hesaplanmıştır. Yoksulluk sınırı, dört kişilik bir ailenin gıda, eğitim, barınma, sağlık gibi harcaması gereken giderlerin toplamından oluşmaktadır. Ülkemizde 20.000 TL’nin üzerinde maaş alan kesim ancak yoksulluk sınırında yaşamaktadır ama bu maaşı alan kişi sayısı nüfusumuzun çok az bir oranında olduğunu tahmin etmek zor değildir.

Gıda enflasyonu sürekli yükselmektedir ve geçen aya göre resmi verilere göre %94 olarak gerçekleşmişti. Asgari ücretli veya dar gelirli vatandaşlarımız artık markete gitmeye korkar durumdalar ve fiyatları araştırmaktan yoruldular.

Ülkemizde maalesef hayat pahalılığı ile enflasyon bir arada olmak üzere peşimizi bırakmıyor. Hükümet yetkilileri bu konuda gereken önlemleri almalarına rağmen sağlıklı bir çözüm yolu bulunamadı. Bir araştırmaya göre Türkiye’de yapılan gıda harcamaları, Avrupa ülkelerinde yapılan gıda harcamalarının dört katı kadar yüksek seyrediyor.

Asgari ücretlilerin gelir seviyeleri bir türlü normale dönmediği gibi sürekli açlık sınırının altında kalıyor ve sürekli olarak hayat pahalılığı ile mücadele etmek durumunda kalıyorlar. Bu yıla kadar yılda bir yapılan asgari ücret zammı enflasyonun yüksek seyretmesi nedeniyle yıl ortasında ek zam yapılmakla durum biraz iyileştirildi ama yetmeyeceği kesindir. Bunun en güzel çözümü her ay TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranının maaşlara yansıtılması olabilir. Bu yapılamıyorsa her üç ayda bir asgari ücret güncellenmelidir ki yaşam koşulları biraz olsun normale dönebilsin.

Yaşadığım bir örneği paylaşmak isterim. Su parası bu ay geçen aya göre neredeyse iki katı kadar geldiğinden fatura detaylarını öğrenmek üzere ilgili birimi aradığımda verilen cevap “suya her ay TÜFE

oranında zam geliyor” oldu. Ben de düşündüm ki bu durumda ücretliler nasıl baş edecek. Madem öyle ücretler de her ay TÜFE oranında zamlanması gerekir.

Ülkemizde çalışan nüfusun yaklaşık %40 ı asgari ücret kadar kazanç elde etmektedir. Avrupa ülkelerinde ise bu oran %8-10 dolayındadır. Asgari ücreti arttırmak kadar asgari ücretli sayısını azaltmak da önemlidir. Ülkede üretim kaynaklarının genişlemesi kalifiye eleman yetişmesi ile doğru orantılıdır.

Asgari ücrete yapılan zam bir anlamda önemli değildir. Çünkü alım gücü gelen zamlar nedeniyle her geçen gün azalmaktadır. Yani hayat pahalılığına bir çözüm bulmak gerekir. Bu arada bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti de 8929 TL olarak açıklanmıştır.

Bütün bu sorunlar ancak ve ancak enflasyonun düşürülmesi ile önlenebilir. Enflasyonu önlemek için ise üretim gerek ve yeter şarttır. Bu bağlamda hükümetin ekonomik modelini sonuna kadar desteklemek gerekir. Ancak gidilen yol tartışılabilir. Çünkü ekonomi entegre bir sistemdir. Yani sadece faiz düşürmek yetmez, enflasyon ve döviz kurları da düşürülmelidir.

Dört kişilik bir ailenin açlık ve yoksulluk sınırı (TL/AY) Veriler tes-is.org.tr den alınmıştır.

Tem 2021 Aral.2021 Haz.2022 Tem.2022

Yetişkin erkek gıda harcaması 905,37 1249,34 1920,33 2062,63

Yetişkin kadın gıda harcaması 716,31 960,83 1541,57 1644,21

15-19 yaş çocuk gıda harcaması 892,25 1232,46 1897,83 2032,63

4-6 yaş çocuk gıda harcaması 480,09 655,22 1031,43 1099,17

Açlık sınırı 2994,02 4097,85 6391.17 6839,54

Yoksulluk sınırı 9752,51 13,348,00 20818,14 22278,98

Gıda harcamalarındaki değişim oranı (Yeni beslenme kalıbı ile)

Aral.2021 Haz.2022 Tem.2022

Bir önceki aya göre değişim oranı % 24,92 6,20 7,01

Yedi aylık değişim oranı % 39,32 55,96 66,90

Son 12 ay itibarıyla değişim oranı % 55,74 117,29 128,44

Sonuç: Asgari ücret TÜİK in verdiği raporda belirtilen Tüfe oranı baz alınarak her ay güncellenmelidir.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI YUKARI
Telefon
WhatsApp