Bugun...

TECRÜBE İLE TEKNOLOJİ BULUŞUNCA

 Tarih: 21-11-2021 10:31:00
İbrahim VELİ

İmalat sektörü ülkelerin sanayi vasfına ulaşması için belirleyici unsurdur. Bu unsurun yönlendiricisi ise makine sanayidir. Makine sanayi, ülkemizde 18 bin firma ve 250 bin çalışan, 160 milyar TL ciro ve 40 milyar TL katma değer ile ana belirleyici olmaya devam ediyor. Pandemi sürecinde likidite sorunu, seyahat engelleri ve kapasite kullanım oranları gibi sektörün önemli sorunlarını aşan makine sanayi, döviz kurlarındaki artış sebebiyle yeni arayışları tetiklemiştir.

Makine sanayi, disiplinli yapısıyla imalat sektörlerinin tümüyle etkileşim içerisinde ve tüm sektörlerin tedarikçisi konumunda olmasıyla büyümenin lokomotifidir. Bu açıdan “mühendislik hizmetlerinin niteliği ile çözüm üretmek” en temel meselemizdir. Dünyada her geçen gün daha da güçlenen “Türk Makinesi” imajı, bu meseleye aradığımız çözümlerde sanayicilerimizin sorumluluk payını artırıyor. Bu sorumluluk; üretim, yüksek katma değer ve ihracatın güçlü bir ekonomi için ne kadar önemli olduğunun farkındadır.

Bu açıdan endüstriyel üretimle makine, insan ve malzeme hakkında enformasyon toplanmalı, işlenmeli ve analiz edilmelidir. Bu bilgiler çerçevesinde üretimde katma değerin nasıl arttırılacağı ve süreç inovasyonların nasıl gerçekleştirileceği önem arz etmektedir. Bu noktada geçmiş dönemin sanayi modellemelerine değil, gerçekten “yeni”ye daha fazla önem vermek gerekiyor. Böylelikle makine sanayinin süreç hız ve verimliliğinin nasıl arttıracağı Almanya ve Japonya karşılaştırması yapılarak netleştirilebilir.

Hız ve verimliliği arttırmak için daha fazla otomasyon ve robotik çözümler yanında kamu alımlarında yerli makine ve ekipmanlarına teşvik uygulamalarına hız kazandırılmalıdır. KOSGEB ve benzeri kuruluşların makine desteklerinde yerli makineyi önceliklendirme ve destek uygulamaları sektör açısından önem arz ediyor. Ama asıl dikkat edilecek konu; Ar-Ge harcamalarında hedefimiz olan % 3’lere çıkılabilmesi için kaynak tahsisinden önce bu kaynağı kullanabilecek altyapının oluşturulmasıdır. Tecrübe ile teknolojinin buluşması asıl burada nitelik üretecektir.

Makine imalatı, yapısı itibarıyla Ar-Ge ile iç içelik arz ediyor. İhtiyaca özel projeler odaklı üretim olarak tanımlayabileceğimiz özel makine üretimleri ise Ar- Ge’yi tasarım sürecinin temel bir girdisi olarak kabul ediyor. Çünkü makine üretim aracıdır, teknolojidir, katma değeri, refahı, rekabet gücünü doğrudan artıran bir unsurdur. O halde; sektörel bilginin en yoğun üretildiği, kullanıldığı ve paylaşıldığı bir merkez olmalıdır. Maliyetleri azaltma ve üretimi artırma çabalarını, doğru ürün ve iyi mühendislik uygulamalarını, dijital ve yeşil dönüşüm çabalarını koordine etmelidir.

Günümüzde tüketimin farklılaşması küresel imalat yatırımlarını artırıyor. Bu değişimden yararlanmak için ileri teknoloji ve inovasyon yoğunluklu imalat sanayi güçlendirilmelidir. Mevcut makine parklarındaki orta ve yüksek teknoloji makine sekmenti ile yenilenme talebi karşılanmalıdır. Dünyada artan tesis ve sistem siparişi, tedarik güvenliği için özel makine, komple hizmet talebi gibi gelişmeler ihracat payımızın yükselmesine vesile olmalıdır. Yeteneklerin geliştirilmesi ve sanayi-teknolojik iş birliğine, tecrübe (TECR) ile teknoloji (TECH)nin buluşmasına model üretecek “sistem ve teknoloji uzmanlığı” geliştirilmelidir.

  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI YUKARI
Telefon
WhatsApp