gtag('config', 'UA-165355319-1');
Bugun...


Serap KURAL

facebook-paylas
COVID DÖNEMİNDE SOSYAL GİRİŞİMCİLİK
Tarih: 10-07-2020 16:49:00 Güncelleme: 10-07-2020 16:49:00


Eşini yaşamadığımız bir dönemin içindeyiz. Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 krizlere olan bakış açımızı değiştirdi. Belirli kesimlerin yaşamış olduğu gıda krizi, çevre kirliliği, barınma sıkıntısı gibi sosyal problemler salgın ile birlikte daha büyük kitleler tarafından fark edilmeye başlandı. İşte içinde bulunduğumuz dönem doğru açıdan bakıldığında sosyal girişimciler için bekledikleri zaman olabilir!

 

Peki pandemi dönemi sosyal girişimcilik için neden kritik bir zaman dilimi?

2019 yılının Aralık ayında Çin’in Wuhan kentinde başlayan ardından hızlı bir şekilde dünyaya yayılan Covid-19 virüsü tüm yaşam biçimimizi muazzam bir değişimin içine soktu. Devletler salgını kontrol altında tutup yayılımını engellemeye çalışırken, bir yandan da ekonomik kriz yaşanmaması adına mücadelelerini sürdürüyorlar.

 

Küresel salgın ile mücadele ettiğimiz bugünler, yeni dönemde krizler ve toplumsal problemlerle daha da sık karşılaşacağımızı gösteriyor. Sosyal girişimcilik dünyayı daha iyi bir yer yapabilme temeli ile inovatif fikirleri hayata sokup sadece sosyal anlamda değil ekonomik kalkınmaya da katkı sağlamaktadır. Ülke ekonomilerine sağladığı katkı, oluşturduğu istihdam ve çözdüğü problemler açısından önemi giderek artmaya başlayan bir faaliyet haline gelmiştir. Bu nokta da sosyal girişimciliğin ön plana çıkıp toplum çıkarlarını gözeten iş birliklerini daha sık göreceğimizin sinyallerini açık açık görüyoruz. Toplumsal sorunların sürdürülebilir şekilde çözümlenmesini sağlayan iş fikirleri olarak tanımlanabilen sosyal girişimciliğin, başarı kriterindeki ölçütü de topluma sağladığı fayda ile paraleldir.

 

Büyük şirketler de dahil olmak üzere pek çok firma salgının etkisi ve çapı bu kadar yaygın olunca sosyal girişimciliği daha da destekler hale geldi. Öyle ki bu doğrultuda sosyal girişimciler için dünya çapında Covid Müdahale İttifakı kurulmuş durumda. Bu ittifak 50 küresel kuruluşun bir araya geldiği, 1,5 milyar insanın yaşamını kümülatif olarak etkileyen, 190'dan fazla ülkede çalışan 15.000'den fazla sosyal girişimciden oluşan bir ağı temsil etmektedir. Sosyal girişimciler bu ağda daha sürdürülebilir bir dünya için geçim kaynaklarını korumak, milyonlarca ton karbondioksiti azaltmak, eğitim, sağlık ve enerjiye erişimi iyileştirmek, engelli veya evsizler için iş birliği içinde çalışmalarını sürdürmektedirler. Bu organizasyon yapısının oluşum nedeni  Covid-19 salgınıdır.

 

Sosyal girişimcilik rüşdünü ispat ederek, son dönemde edindiği popülariteye hakkını vermiş, sürdürülebilir bir iş modeli haline gelmeye başladığını böylece göstermiştir. Pek çok ülkedeki sosyal girişimler Covid-19 ile mücadeleye katılmıştır. Artık pandemi dönemi sona erdiğinde bile toplumsal faydaya hizmet eden projeler işletmelerin vazgeçilmez planları arasında yerini alacaktır. Çünkü sosyal girişim mekanizması dünyadaki toplumsal problemlere dayandığı için bu sorunların giderilmesinde kilit rol oynar. Covid-19, sosyal girişimcilerin farkında oldukları sıkıntıları, toplumlardaki diğer kesimlerinde yaşayıp fark etmesine etken olmuştur.

 

Sosyal girişimler uzun dönemli yapılar olarak daha yaşanabilir bir dünya amaçlarken, krizlere de insanların daha duyarlı hale gelmesini sağlayacak zemini oluşturmaya başlamışlardır.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
YAZARLAR
HABER ARŞİVİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI