UA-165355319-1
Bugun...


Cem TOKBAY

facebook-paylas
MİNİK OYUN
Tarih: 11-02-2021 23:39:00 Güncelleme: 11-02-2021 23:39:00


Gözlerinizi kapatıp 5-6 yaşlarınızı düşündüğünüzde ilk aklınıza gelen şey nedir? Hiç bu minik oyunu denediniz mi? 

Toronto Üniversitesinin 2019 yıında sadece  mühendislik bilimlerinde okuyan öğrencileri arasında yaptığı bu minik çalışmadan şu sonuçlar çıkmış;

•İlk oyuncağımla oynuyorum

•Ailemle parkta oyun oynayıp dolaşıyorum

•Odamı görüyorum

•Doğum günümü görüyorum

•Okulun bahçesindeyim

Dikkat ederseniz tamamı mühendislik öğrencisi olan bir gruptan teknoloji, mühendislik, üretim, sanayi, yenilik veya buna benzer hiç bir yansıma oluşmamış. Yani hiç birisi bir araba icat ettiğini, bir binayı tasarladığını, bir uzay mekiği çizdiğini, teknolojik bir icat ettiğini söylemiyor.

Sonrasında bu çalışmayı bir çok bilim insanı farklı farklı açılardan ele alıyor ve her birisi kendi uzmanlık alanına göre değerlendiriyot. Ben oralara girmeden bende uyandırdığı durumu paylaşmak istiyorum. 

Tıpkı şirketlerde çocuklar gibi zorlama ile bir noktaya getirelemiyor. Nasıl ki o çocuğun içerisinden ileride bir mühendis çıkarmak için herhangi bir zorlama, disipline etmek gibi bir şey mümkün değilse aynı şekilde henüz buna hazır olmayan şirketleri kurumlarıda sadece moda diye teknolojik dönüşüme zorlayamayız.  

Dönüşüm dediğimiz şey aslında bir gereklilik sonucu, bulunduğu duruma ve iş yaptığı eko sisteme uyum sağlamak için yapılması gereken ihtiyaçtır. Bu dönüşüm her kurum için farklı ihtiyaçlar doğursada genel anlamda aslında yazılımsal bir takım yenilenmedir. Kimisine göre bir CRM, kimisine göre ERP, kimisine göre donanımların bulunacağı platformalrın değişikliği, kimisine göre üretim bandındaki işgücünün robotik süreçlere teslim edilmesi yada sensörler ile veri toplanması yada kimisine göre herşeyin bütünsel olarak dış kaynak modeline geçişidir. 

Her ne olursa olsun her ne yapılırsa yapılsın önce ihtiyaç ortaya çıkmalı, gereklilikler kendiliğinden oluşmalı ve artık kurumun kendisi bunu mecbur hissetmeli. Birçok kurum biliyoruz ve görüyoruz ki sektörel modaya uymak için yada bir danışmana  sormadan danışmadan bir takım yenilemeler ve değişimlerle dönüşüyor. Bununda adı dijital dönüşüm oluyor. Bir zaman sonra bunları kullandıramadığı, çalışanlarının kullanmadığı, süreçlerin buna uygun olmadığı, ihtiyacının bu olmadığını belirtirerek bir başka dönüşüm için çıkar yollar aranıyor. Başta danışmanlara danışılmayan girişimler için danışmanlar aranıyor. Maalesef çok başarılı olan planlı programlı projeleri gördüğümüz gibi bu tarz hüsranla kapanan projelerde çok fazla sayıda görmekteyiz. 

Sevgili sektör arkadaşım, okuyucum, takipçim, bilgiye ulaşmanın bedava olduğu çağımızda artık bu tarz projelerle ve kayıplarla karşılaşmak özellikle bizim gibi bilgi ve teknoloji sektöründe yer alanlar için minimum seviyede olmalı diye düşünüyorum. Muhakkak ki her şeyi kendi içimizde çözmemiz mümkün değil. Bunu profesyonel ellere bırakmak, sektörümüzdeki sivil toplum kuruluşlarına, vakıflar ve derneklere danışmak ve onların deneyimlerinden faydalanmak daha sonra kaybedilecek para, zaman, itibar ve personel kaybını en aza indirecektir. 

Emin olunuz ki o kurumlar bu amaca hizmet etmek, sizlere destek olmak ve bu sayede sektördeki gelişim standartlarını en  üst seviyeye çekmek için varlar.

Tekrar tekrar geri dönüşmemeniz umuduyla.

Sevgiler





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
YAZARLAR
HABER ARŞİVİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
sanalbasin.com üyesidir
YUKARI