UA-165355319-1
Bugun...



ASYA-PASİFİK’TE YERİNİZ HAZIR!


facebook-paylas
Tarih: 29-03-2021 09:44

ASYA-PASİFİK’TE YERİNİZ HAZIR!

Türkiye’nin Asya-Pasifik bölgesinde ekonomik iş birliği fırsatlarını ele almaya başlaması önemli bir yaklaşımdır. Çünkü, sosyo-ekonominin temeli nüfus, göç ve tekniktir. Bu üç açıdan da dünyanın üretim merkezi haline gelen Asya’nın, ekonomik gelişimi ve dinamizmi ile dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin geleceğinde önemli bir yer olacaktır. Bu noktada İstanbul Sanayi Odası’nın düzenlediği,  “Asya-Pasifik Bölgesinin Geleceği ve Türkiye” başlıklı etkinlik, bu potansiyeli yeniden gün yüzüne çıkarmıştır. Bölgeyi yakından bilen ve izleyen uzman konuşmacıların yaptığı sunumlar ve değerlendirmeler çok sayıda sanayici ve iş insanına ufuk olmuştur.

Bölgenin hızlı gelişiminin dünya tarafından yakından takip edilmesi, küreselleşmenin çizgisinin de “doğu”ya kaydığını gösteriyor. AB tarafından son yıllarda Vietnam, Singapur ve Japonya ile imzalanan serbest ticaret anlaşmaları ve bu yıl imzalanan AB-Çin Yatırım Anlaşması, gözlerin Asya’ya çevrildiğini gösteren önemli örneklerdir. Asya-Pasifik bölgesi ülkelerinin oluşturduğu önemli bir ticaret bloğu Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği de (ASEAN)’dır. Yine bu birliğin diyalog ortaklarından Çin, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda arasında imzalanan “Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması (RCEP); 2.2 milyarlık nüfus ve 26 trilyon dolara ulaşan ekonomik büyüklüğü ile bugüne kadar imzalanan en büyük serbest ticaret anlaşması olmuştur.

İSO’nun davetlisi olan ve “Pasifik’te yerimiz ne olmalı?” sorusuna cevap arayan katılımcılar,  “Asya bölgesindeki ülkelerin; teknoloji ve AR-GE’ye önem veren politikalar”a dikkat çektiler. Pasifik ülkelerinin “katma değer üreterek ve bölgesel ekonomik entegrasyon yoluyla yeni pazarlar ve bloklar oluşturarak rekabetlerini güçlendirdiği”ni vurguladılar. Ticaret dengelerini değiştiren bu hamleler, ülkemiz iş insanlarının Asya-Pasifik ülkeleriyle ticari ilişkiler ve ortaklıklar kurma konusuna önem vermeleri gerektiğinin altını bir kez daha çizdi.

Türkiye’nin bölge ülkelerinden Güney Kore, Singapur ve Malezya ile imzaladığı serbest ticaret anlaşmaları yeni işbirliklerine kapı aralayacaktır. Yine Japonya, Endonezya ve Tayland ile de serbest ticaret anlaşması müzakerelerinin devam etmesi,  bölgedeki ticari ilişkilerimizi güçlendirecektir. Bölgede oyun kurucu olan ve şu anda serbest ticaret anlaşmamız olmadığımız halde en fazla ihracat yaptığımız Çin ile de ticaretin geliştirilmesinin alternatif yolları aranmaktadır. Gelişmeler çerçevesinde Hindistan’ın anlaşmaya dahil edilmesi ise potansiyeli büyütecektir.

DEİK bünyesinde oluşturulan ASEAN Çalışma Grubu’nun ve Dışişleri Bakanlığımızın ortaya koyduğu ‘Yeniden Asya’ girişimleri kayda değerdir. Bugüne kadar bu bölgede “Türkiye’nin 2020 yılında bu anlaşma kapsamındaki 15 ülkeden ithalatı 39.2 milyar dolarken, ihracatının 6.8 milyar dolar” olmuştur. Bu miktarın Türkiye’nin toplam ithalatının yaklaşık % 18’ini, ihracatının ise yalnızca % 4’ünü oluşturması, dış açığın düşürülmesi noktasında bölgedeki rolümüzün artması gerektiğini gösteriyor. Uzmanların “dünyanın ekonomik merkezinin Çin ve Hindistan arasında bir yerde olacağı” tespiti, son dönemde içe kapanan ülkemizin bölgede gelişmeleri dikkatle izlemeye davet ediyor.

Küresel teknoloji yarışında “Çin’in hız kazanması, Asya’nın bütün olarak küresel ekonomiye entegrasyonu hedeflemesi ve Kuşak ve Yol projeleri” bölgeyi AB’den farklı kılıyor. Bölgenin Wuhan-Duisburg ve Pakistan-Mısır üzerinden iki alternatif yolla birleştirilmesi ise, ikili ilişkileri kazan kazan haline getirmek için önemli fırsat sağlıyor. Ham maddeye yakınlık, lojistik avantajlar ve artan kişi başı gelir unsurları markalara davetiye oluşturuyor. Bu davet gösteriyor ki; Asya-Pasifik’te yeriniz hazır!

İbrahim VELİ







Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EKONOMİ Haberleri

ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARA
YAZARLAR
HABER ARŞİVİ
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
sanalbasin.com üyesidir
YUKARI YUKARI